×
×

Bu Yıldıza Dikkat! Tüm Dünya ‘Farkında’, Siz De Farkedin!

Kanserin önlenmesi ve tedavisinde farkında olmak hayat kurtarıyor. Meme kanseri için sembol olan pembe kurdele gibi kalın barsak kanseri farkındalığının sembolü olarak mavi yıldız kullanılıyor. Dünyada görülme sıklığı sıralamasında üçüncü sırada yer alan, tıbbi adıyla kolorektal kanser, halk arasındaki ismiyle kalın barsak kanseri, kanser nedeni ile ölüm sıralamasında da ikinci sırada yer alıyor. Her yıl 2 milyon kişi bu hastalığa yakalanıyor, özellikle 50-75 yaş grubundakiler %70 oranında risk altında.

Kalın barsak kanserlerinin “önlenebilir, tedavi edilebilir, mücadele edilebilir” olduğunun farkındalığını yaratmak için 2000 yılından itibaren ABD’de, 2008’den itibaren de Avrupa’da Mart ayı kalın barsak kanseri farkındalık ayı olarak etkinliklerle kutlanıyor. Kullanılan mavi yıldız sembolü ile de hastalıktan kaybedilenlerin anısı yaşatılıyor ve aynı zamanda hastalığa yakalananların umudu yeşertiliyor.

Hastalar Muayene Olmaktan Çekiniyorlar

Bazı hastalıklar vardır ki doktora gitmek istemezsiniz, hatta kimi zaman ölsem daha iyi diye düşünürsünüz. O kadar utanırsınız ki yüksek sesle dile getirmez, hatta doktorla bile konuşulmaktan çekinirsiniz. İşte, kalın barsak kanseri de onlardan biri. Muayene olmaktan çekinilmesi nedeniyle kalın barsak kanseri teşhisinde geç kalınıyor ve hastaların hemen hemen hepsi makat hastalığını hemoroid olarak yorumlayıp geçiştiryorlar. Makattan kanama olması, sık dışkılama hissi, dışkı çapında incelme, nedeni açıklanamayan zayıflama, halsizlik gibi belirtiler gösteren hastaları kalın barsak kanseri konusunda büyük risk altında. Ailesinde kalın barsak kanseri ya da iltihabi barsak hastalığı (ülseratif kolit, Crohn) hikayesi olanlar daha da büyük risk altında.

Hastalığın da Şansı Olabiliyor: Kolonoskopi

Kalın barsak kanserlerinin % 40’ını kolonoskopi ile önlemek mümkün. Böyle önlenebilen başka bir kanser türü yok. Meme kanseri, akciğer kanseri ya da beyin kanserini benzer yolla önleyebilmek imkansızken kalın barsak kanserinde en büyük şans kolonoskopi ve tespit edilen poliplerin çıkarılması hastaların hayatlarını kurtarıyor.

Erken Teşhis Hayat Kurtarıyor

Kalın barsak (kolorektal) kanserleri yavaş gelişen kanserlerden. Poliplerin kanserleşmesi için geçen sürenin 10 yıl olması nedeni ile kolonoskopi genellikle 50 yaşından sonra yapılıyor. Tarama testlerinde sıklıkla gaita testi yaptırılıyor. Son yıllarda yapılan araştırmalarla alınan kandan genetik analiz yapılarak Septin 9 bakılmasıyla güvenle kalın barsak kanseri tanısı konulabiliyor. Yine bu araştırmalardaki hedef kandan genetik test yapılması ile kalın barsak kanserinde ucuz ve güvenli olarak tarama testi olarak kullanılabilmesi.Ailesinde kalın barsak kanseri olması nedeni ile risk altında olanlar ve 50 yaşın yukarısında olanların gerek korkma, gerek de yeterince yönlendirilmemesi nedeni ile kolonoskopiden çekinmelerinin önüne bu koldan alınan kan testi ile geçilebileceğini bildiriyor. Tüm bunlar sayesinde risk altındaki hastalara yapılacak erken kolonoskopi ile kalın barsak kanseri daha polip aşamasında tespit edilebiliyor, çıkarılabiliyor ve kanser önlenebiliyor.

Kalın barsak kanserli hastaların yüzde 40’ında tanı anında kanserin barsak duvarında sınırlı; yüzde 30 unda barsak duvarını aşmış, komşu organları tutmuş; yüzde 20 sinde ise karaciğer ve akciğere sıçramış durumda oluyor. Erken teşhisin önemi ise bir kez daha vurgulanmayı hakediyor: Hastalık barsak duvarında sınırlıyken yüzde 90 olan 5 yıllık yaşama şansı, karaciğer ve akciğere sıçradığında yüzde 20 lere düşüyor.

Obezite, Hareketsiz Yaşam Ve Sigara Riski Arttırıyor

Obezite, hareketsiz yaşam, sigaranın da kalın barsak kanseri riskini arttırıyor. Hastalığı önlemek için:

Aşırı kalorili gıdalar tüketmeyin, sebze meyve ağırlıklı, posalı beslenin, balık tüketin, kırmızı eti haftada bir kez tüketin,

Unutmayın… “Kolorektal kanserler önlenebilir, iyileştirilebilir, mücadele edilebilir” hastalıklardır.