×
Hamburger Menü
×

Bağırsak Sarkması Nedir ? İlk Belirtileri Nelerdir ? Kimlerde Daha Sık Görülür

Bağırsak Sarkması Nedir ? İlk Belirtileri Nelerdir ? Kimlerde Daha Sık Görülür
21 Şubat 2026

Bağırsak sarkması, tıbbi adıyla rektal prolapsus, kalın bağırsağın son bölümü olan rektumun bulunduğu yerden aşağı doğru kayarak makat açıklığından dışarı çıkması durumudur.

Çoğu kişi bu durumu ilk fark ettiğinde “makatta bir şey çıktı”, “hemoroid sandım” ya da “tuvalette et parçası gibi bir şey geliyor” şeklinde tarif eder. Başlangıçta genellikle yalnızca tuvalette ıkınma sırasında ortaya çıkar ve sonrasında kendiliğinden içeri girebilir. Ancak zamanla ilerleyerek ayakta dururken, yürürken hatta bazen öksürürken bile dışarı çıkabilir ve bazı vakalarda dışarıda kalabilir.

Normalde rektum, leğen kemiği içinde onu yerinde tutan kaslar ve bağ dokuları sayesinde sabit durur. Bu yapı bir nevi askı sistemi gibi çalışır. Uzun süreli kabızlık, tuvalette sürekli ıkınma, ileri yaşla birlikte dokuların gevşemesi, çok sayıda normal doğum, kronik öksürük ve bazı nörolojik hastalıklar bu destek sisteminin zayıflamasına yol açabilir. Destek azaldıkça rektum aşağı doğru kayar ve sarkma ortaya çıkar. Nadiren çocuklarda da görülebilir; bu durumda genellikle altta yatan kabızlık ya da ishal gibi nedenler araştırılır.

Bağırsak sarkması yaşayan hastalar çoğu zaman makattan kırmızı-pembe renkli, nemli ve kaygan bir dokunun dışarı çıktığını fark eder. Bu dokunun görünümü bağırsak iç yüzeyine benzediği için sürtünmeyle kolayca tahriş olabilir. Bu da zamanla akıntı, kanama, yanma ve kaşıntı gibi şikâyetlere neden olabilir. Hastalar yalnızca dışarı çıkan dokudan değil, makatta dolgunluk hissi, tam boşalamama duygusu ve ilerleyen evrelerde gaz ya da dışkı kaçırma gibi sorunlardan da yakınabilir. Özellikle gaz ve dışkı kaçırma, kişinin günlük yaşamını ve sosyal hayatını ciddi şekilde etkileyebilir.

Bağırsak sarkması en sık hemoroid ile karıştırılır. Oysa hemoroid, makattaki damar yastıkçıklarının şişmesiyle oluşur ve genellikle parça parça, memecik şeklinde görülür. Bağırsak sarkmasında ise rektumun bir kısmı dışarı çıktığı için daha çok tek parça, halka ya da silindir şeklinde bir görünüm söz konusudur. Yine de kesin ayrım için mutlaka hekim muayenesi gerekir; çünkü bazı hastalarda her iki durum bir arada da bulunabilir.

Bağırsak sarkması çoğu zaman ani ve acil bir tablo değildir, ancak ilerleyebilen bir hastalıktır. Buna rağmen bazı durumlar acil değerlendirme gerektirir. Dışarı çıkan doku içeri girmiyorsa, giderek şişiyor ya da morarıyorsa, şiddetli ağrı, ateş veya belirgin kanama varsa ya da dokunun rengi mor-siyah görünüyorsa vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Bu durumlar dokunun kanlanmasının bozulduğuna işaret edebilir.

Tanı çoğu zaman fizik muayene ile konur. Doktor, sarkmayı daha net değerlendirebilmek için hastadan ıkınır gibi yapmasını isteyebilir. Gerekli görülen durumlarda kolonoskopi, defekografi ya da MR gibi tetkiklerle pelvik taban yapısı daha ayrıntılı olarak değerlendirilebilir.

Tedavi, hastalığın derecesine göre planlanır. Hafif vakalarda amaç, kabızlığı düzeltmek, ıkınmayı azaltmak ve pelvik taban kaslarını desteklemektir. Liften zengin beslenme, yeterli su tüketimi, tuvalette uzun süre oturmamak, zorlamadan kaçınmak ve pelvik taban egzersizleri bu aşamada önemlidir. Ancak bu önlemler şikâyetleri azaltabilir ve ilerlemeyi yavaşlatabilir; sarkmayı tamamen ortadan kaldırma garantisi vermez. Sarkma belirginleştiğinde, sık tekrar ettiğinde, kendiliğinden içeri girmediğinde ya da gaz ve dışkı kaçırma gibi şikâyetler başladığında cerrahi tedavi gündeme gelir. Uygulanacak cerrahi yöntem, hastanın yaşı, genel sağlık durumu ve sarkmanın özelliklerine göre belirlenir.

Evde sarkma fark edildiğinde panik yapılmamalıdır. Temiz bir bezle nazikçe destekleyerek, zorlamadan içeri itilmeye çalışılabilir. Dışarı çıkan doku şişmişse, dışarıdan uygulanan soğuk kompres şişliği azaltabilir. Ancak ağrı artıyorsa, doku morarıyorsa ya da içeri girmiyorsa mutlaka doktora başvurulmalıdır.

Sonuç olarak bağırsak sarkması, erken dönemde fark edilip doğru şekilde ele alındığında yönetilebilen bir hastalıktır. Utanma ya da erteleme nedeniyle geç kalınması, sorunun ilerlemesine ve yaşam kalitesinin ciddi şekilde düşmesine neden olabilir. Bu nedenle belirtiler hafife alınmamalı ve uygun zamanda uzman değerlendirmesi yapılmalıdır.

Çerçeve
Çerçeve

Diğer Blog Yazılarımız

Proktoloji ve kolon rektum
hastalıkları üzerine blog yazılarımızı
takip edebilirsiniz