|   6 Ekim 2019

Lif Türleri Mikrobiyom’u Nasıl Etkiler?

Mirobiyota (mikrobiyom); dokular ve biyolojik sıvılarda bulunan mikroorganizmaların birleşiminden oluşur. İçeriğinde bakteriler, arkealar, mantarlar ve virüsler bulunmaktadır. Mikrobiyom sağlığımız için çok önemlidir. Bağışıklık sistemini düzenlemeyi esas alarak, yiyeceklerimizi sindirmemize yardımcı olur.Türkiye’de beslenme biçimi doymuş yağ ve şeker bakımından yüksek ve lif bakımından düşüktür.

 Lif Türleri Mikrobiyom’u Nasıl Etkiler?

Mirobiyota (mikrobiyom); dokular ve biyolojik sıvılarda bulunan mikroorganizmaların birleşiminden oluşur. İçeriğinde bakteriler, arkealar, mantarlar ve virüsler bulunmaktadır. Mikrobiyom sağlığımız için çok önemlidir. Bağışıklık sistemini düzenlemeyi esas alarak, yiyeceklerimizi sindirmemize yardımcı olur.Türkiye’de beslenme biçimi doymuş yağ ve şeker bakımından yüksek ve lif bakımından düşüktür.Ancak araştırmalara göre her gün 25 ila 29 gram lif yemenin, tip 2 diyabet, kalp hastalığı, felç ve kolon kanseri görülme sıklığını azalttığı bilinmelktedir.

 

Ülkemizde önerilenin yaklaşık yarısı kadar olmak üzere günde yaklaşık 15 gram lif tüketiliyor. Bu 30 ya da daha fazla tavsiye edilen lif gramının, üçte biri (ya da daha azı) olması muhtemeldir. Bu aralığın en yüksek seviyesi bile, atalarımızın muhtemelen her gün yediklerinin bir bölümüdür. Tüm bunlar, mikrobiyomlarımızın beklediğinin sadece yüzde 10-15'ini yediğimiz anlamına geliyor.

 

Prebiyotik lif içeren yiyecekler tükettiğimizde, bağırsak mikrobiyomları sırayla iltihaplanmayı bastırabilen veya enfeksiyona karşı savunmamıza yardımcı olabilecek bileşikler yaparak vücudumuz için döngü sağlar.

 

Kalın bağırsaklarımız, içeriklerini vücudumuzun geri kalanından ayıran ince bir bariyere sahiptir. Bakterilerimiz çok uzun süre aç kaldıklarında, bariyeri yemeye başlarlar, delik açarak her türlü malzemenin kan dolaşımına kaçmasına neden olan sızıntılı bağırsak sendromu olur. Bu durumda vücut bu materyali yabancı olarak görecek ve bağışıklık sistemini saldırı moduna sokacaktır.

 

Sonuç olarak önerilen miktarda lifli beslenmek muhtemelen sizi sayısız yaygın sağlık sorunlarından korumaya yardımcı olabilir. Tek yapmanız gereken mikrobiyomlarınızı  neyle beslediğinize biraz daha fazla dikkat etmenizdir.

 

Bağırsak Mikrobiyotasının Vücudumuza Etkileri...

  • İnsan mikrobiyotası; bakteri, virüs ve mantar gibi trilyonlarca hücreden oluşur.
  • En büyük popülasyon bağırsakta bulunur. Diğer popüler yaşam alanları deri ve cinsel organları içerir.
  • Mikrobiyal hücreler ve onların genetik materyalleri olan mikrobiyom, doğumdan itibaren insanlarla yaşar. Bu ilişki sağlık için hayati öneme sahiptir.
  • Gastrointestinal sistem içerisinde yaşayan mikroorganizmalar yaklaşık 4 kilo biyokütle içerir. Her birey kendine özgü bir tür karışımına sahiptir.
  • Mikrobiyota beslenme, bağışıklık sistemi, beyin ve davranış üzerindeki etkiler için önemlidir

 

 

Diğer Yazılar

Hayatınızdaki Küçük Değişimler Anal Fistül (Mak...

"Fistül" terimi, organlar, damarlar veya bağırsak gibi iki...

22 Ekim 2018
DEVAMI

Ramazan’da Bağırsak Sağlığınız İçin Nelere D...

Ramazan ayı, oruç tutanlar için beslenme düzeninin bir ay...

21 Mayıs 2019
DEVAMI

Aşama Aşama Rektum Kanseri Tedavisi

Rektum kanseri tedavisi önemli ölçüde kanserin ilerlediği...

6 Şubat 2019
DEVAMI